Loading...

Genç ve başarılı oyuncu Birand Tunca, 1990 İstanbul doğumlu. Eğitimini Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde tamamlayan Tunca, 2014 yılında Diriliş Ertuğrul dizisinde canlandırdığı Bison karakteri ile ilk oyunculuk serüvenine başladı; daha sonra Yunus Emre Aşkın Yolculuğu, Aşk Laftan Anlamaz ile Babam ve Ailesi dizilerinde rol aldı. Son olarak uzun soluklu ve sevilen proje; Erkenci Kuş dizisinde Emre Divit karakterini canlandırdı. Erkenci Kuş, geçtiğimiz aylarda İspanya’da yayınlanmaya başladı ve Birand Tunca bir anda sosyal medyada İspanya gündemine oturdu.

Hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz? Şu sıralar yaşamınızı nasıl tanımlarsınız?
Şu anda daha sakin, hayatıma daha farklı açılardan baktığım bir dönem diyebilirim. Bugüne kadar yaptıklarımı ve bundan sonra yapabileceklerimi düşündüğüm bir dönem içerisindeyim…

Bir gününüz nasıl geçer, gündelik hayatta nasıl birisinizdir?
Kendime vakit ayırmayı seviyorum. Yoğun tempoda çalıştığımız için biraz dinginliği özlüyorum, o yüzden kabuğuma çekiliyorum diyebilirim. Daha çok kitap okuyarak, annemle vakit geçirerek deniz kıyısına kaçarak vaktimi değerlendiriyorum. Günlük yaşamda sakinlikten zevk almaya çalışan mutlu ve huzurlu biriyim.

Yaşamınızda kırılma noktası diyebileceğiniz bir dönüm noktası var mı?
Oyuncu olmaya karar verdiğim an diyebilirim. Bu kararla birlikte hayatımın yönü değişti.

Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz? Çocukken “Ne olmak istersin?” sorusuna yanıtınız neydi?
Her mesleğin kesiştiği tek branşın oyunculuk olduğunu fark ettiğim anda kararımı zaten vermiştim. Çocukken kurduğum hayali şu an yaşıyorum…

Mesleki olarak örnek aldığınız, idol olarak gördüğünüz biri var mı?
Çok var! Oyunculuğuna, kariyerine, hayattaki duruşuna, mesleğe saygısına hayranlık duyduğum birçok isim var. Örnek vermek gerekirse; Daniel Day-Lewis, Heath Ledger, Keanu Reeves, Tuncel Kurtiz, Haluk Bilginer gibi oyuncuları sayabilirim.

Yer aldığınız başarılı proje Erkenci Kuş, uzun soluklu ve sevilen bir diziydi. Emre Divit’ten sonra nasıl bir karakteri canlandırmak isterdiniz?
Heyecan duyduğum karakterleri oynamayı seviyorum. Buna şöyle bir karakter diye spesifik bir cevap veremem. Hikâyesiyle, tutkusuyla beni heyecanlandıran “o adam”ı oynamak istiyorum diyebileceğim karakterleri canlandırmak isterim.

Nisan ayında diziniz İspanya’da yayımlanmaya başladı ve siz bir anda Twitter’da trend topic oldunuz. Bu size ne hissettirdi?
Muazzam bir duygu ve beklentilerimin çok ötesinde bir durumdu. La Casa de Papel dizisinden dolayı biz onları severken şimdi bu sayede onlar bizi sevmeye başladı. Bu da inanılmaz bir haz tabi ki…

Nasıl bir tarzınız var? Modayı takip eder misiniz?
Genelde üzerime yakışanı ve salaş giyinmeyi tercih ediyorum. Benimsediğim özel bir tarz yok.

Beslenme ve spor alışkanlıklarınız nasıldır? Formunuzu korumak için neler yaparsınız?
Standart spor ve beslenmeme dikkat etmek dışında bir şey yapmıyorum. Olabildiğince kendime dikkat etmeye çalışıyorum.

“Onsuz dışarı çıkmam!” dediğiniz çantanızdan ya da otomobilinizden eksik olmayan bir şey var mı?
Galiba her modern çağ insanı gibi cep telefonu!

Çevreniz tarafından bilinmeyen ama sizin kendinizde sevdiğiniz bir özelliğiniz, uğraşınız ya da hobiniz var mı?
Bir şeyler yazmaya çalışıyorum, tabi ki kendimce. Ufak ufak denemeler diyelim.

Kansersiz Yaşam Senin Elinde ve Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’ne yardımlar yaptığınızı biliyoruz. Yakın zamanda destek olduğunuz başka sosyal sorumluluk projeleri oldu mu? Başka hayatlara dokunmak sizi nasıl etkiliyor?
Derneklerle beraber sosyal sorumluluk projelerinde yer almayı seviyorum. Bu tarif edilemez bir duygu. Son dönemde de bu konuda farklı çalışmalar içindeyim, ancak onlar özel kalsın isterim. Ancak, yakın zamanda Afrika’da bir su kuyusu açtırma hayalimden bahsedebilirim.

Sosyal medyayı, özellikle Instagram’ı oldukça etkin kullanıyorsunuz. Bu mecrada hayranlarınızla etkileşim size neler hissettiriyor?
O kadar samimiler ki yazdıkları çoğu şeyi okumaya çalışıyorum. Bu etkileşim tabi ki beni çok mutlu ediyor. Bu yüzden, elimden geldiğince aktif şekilde sosyal medyada var olmaya çalışıyorum.

Ünlü olmakla aranız nasıl?
Ben işimi iyi yapabilmek için uğraşıyorum. Siz işinizi iyi yaptığınızda bu da sizi fark edilir, tanınır kılıyor. İnsanların yaptığım iş üzerinden beni tanıması, takdir etmesi, sokakta gelip sohbet etmesi güzel bir duygu. Böylece işinizin sağlamasını da yapmış oluyorsunuz.

Tüm dünyada tek bir kişiyle yemeğe çıkma şansınız olsa bu kişi kim olurdu?
Annem!

Aşk mı, mantık mı?
Günümüzde maalesef ikisinden birini seçme gibi bir şansımız yok. Aşkı seçmek bazen mantığı aratırken, mantığı seçmek ise ağır bir vuslat yaratıyor. Bu yüzden ikisini harmanlamak, en azından benim için daha doğru sanırım.

Çalışmak mı, seyahat etmek mi?
Kesinlikle çalışmak…

Macera mı, huzur mu?
Huzur!

Mercedes-Benz CLA’nın en sevdiğiniz özelliğini sorsak, ilk neyi söylerdiniz?
Konfor ve yol tutuş acısından çok iyi, özellikle yenilenen tasarımıyla daha dikkat çekici hale geldi. İç dizaynı, aracın koltuğuna oturduğunuzda ambiyans aydınlatması gibi özellikleri motive edici… İçindeyken güvende hissettiriyor, CLA’nın en sevdiğim yanı bu!

CLA’yı kullanırken yaşadığınız keyifli anlar oldu mu?
Evet, ‘Hey Mercedes’ ile arada konuşuyorum…

2019-09-16T09:52:16+03:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.