Loading...

Gürültüyü Kesen Pencereler

Basit bir fikir gibi görünebilir, ancak bu teknoloji şehirlerde yaşayanlara o çok ihtiyaç duyulan huzur ve sessizliği sağlamaya aday! Bilim insanları dalgaların fiziksel yapısından hareket ederek yaptıkları bir keşifle ses dalgalarının başka ses dalgalarıyla bastırılabileceğini ortaya koydu. Bir otomobil bir pencerenin önünden geçerken oraya çıkan ses havanın titreşmesine neden oluyor. Bu da pencere camları arasında negatif bir basınç sağlıyor. Böylece dış ve iç cam hareket ediyor ve bunun sonucunda da gürültü evinize girmiş oluyor. Singapur’da bulunan Nanyang Teknoloji Üniverstesi’nde çalışan Profesör Gan Woon Seng iç taraftaki camın titreşmesini engelleyecek bir yöntem buldu. Ekibiyle birlikte yaptıkları çalışmada, çift camlı pencerelerin içine hoparlörler yerleştirdiler. Dışarıdan gelen bir gürültü algıladıklarında bu hoparlörler içeriye giren dalgalarla çarpışan dalgalar yayıyorlar. Her bir dalga gelen yeni dalgayla çarpışıyor. Bunun sonucunda da iki dalga birbirlerini iptal ediyor ve dışarıdan gelen trafik gürültüsü mucizevî bir şekilde ortadan kayboluyor.

Sanal Ziyaretçiler

Bir parti veriyorsunuz. Misafirleriniz çoktan geldiler, müzik ve eğlence başlamış… Birden kapıya vurulduğunu duyuyorsunuz. Ama ses sizin kapınızdan gelmiyor. Aslında, bu sanal kapıya vurulma sesi partiye katılmak isteyen Kaliforniyalı yakın arkadaşınızdan geliyor. “Kapıya cevap ver” düğmesine tıklıyorsunuz ve Eric bir anda yanı başınızda beliriyor. Séraphine, Paris’ten aranıza katılınca parti iyice coşuyor ve ardından Arjun Hindistan’dan aranıza katılıyor. Hepsi de hologram olarak yanınızda ve gerçekten de etrafta geziniyor gibiler. Bu teknoloji insanların ve hatta nesnelerin 3 boyutlu projeksiyonlarını yaratabiliyor. Bu hologramlarla etrafta gezinebilir ve onlarla etkileşim kurabilirsiniz. Hologramlar şimdiden tasarımcıların dünyanın farklı yerlerinde aynı proje üzerine çalışmalarına olanak sağlıyor. Bu teknoloji yakında sosyal hayatımıza dâhil olacağa benziyor.

Belirgin Öncelikler

Çok basit bir prensip, ama nadiren uygulanıyor: Hayatlarımızı teknolojiye adapte etmektense teknolojinin bizim ihtiyaçlarımıza adapte olması gerekir. Bu, davranışsal tasarım geliştiricilerin işlerine şekil veren önemli bir trend. Geliştiriciler cihazlarımızdan sürekli olarak gelen uyarıların yarattığı rahatsızlığı önlemek için bir yol buldular. Yapay zekâ bu cihazların alışkanlıklarımızı kaydetmesini sağlıyor, bu sayede cihazlarımız bizi rahatsız etmeden arka planda çalışmaya devam ediyor. Örneğin, kahve makinemiz sabah kahvemizi yapması gerektiğini biliyor zira bize alışıyor ve öğreniyor. Bu sırada, email sistemleri otomatik olarak ne zaman mail gelmesine müsaade edeceklerini biliyorlar.

Koçluk Yapan Sohbet Robotları

Forksy’nin saçları kızıl, dikdörtgen gözlüğü var ve açık yeşil bir süveter giyiyor. Ve biz ne zaman istersek kişisel beslenme uzmanımız olarak hizmet veriyor. Forksy akıllı telefonumuzda bir sanal koç, kalorilerimizi sayıyor, yeme alışkanlıklarımız konusunda ayrıntılı bilgiler veriyor ve kendimizi tatlı yerken kaybettiğimizde bizi azarlıyor. Örneğin, Forksy bir muzun besin değerlerini söyleyebiliyor ya da canımız abur cubur çektiğinde bize daha sağlıklı alternatifleri önerebiliyor. Geliştiriciler uzunca bir süredir Forksy gibi sohbet robotları üzerine çalışıyorlar. Yapay sinir ağları ve neşeli telefon mesajlaşmaları, fotoğraflar ve sesli mesajlar sohbet robotlarının sahiplerini zaman geçtikçe daha iyi tanımalarını sağlıyor. Bu teknolojinin kullanılabileceği o kadar çok alan var ki yakında her durum için bir dijital koç görebileceğiz.

Temiz Hava Üreten Lastikler

Ne kadar da ferahlatıcı bir fikir: Havayı temizleyen otomobil lastikleri! Goodyear’ın konsept lastiği Oxygene’in merkezindeki camın arkasında gerçek yosunlar yetişiyor. Lastiğin yüzeyindeki tırtıkların özel bir şekilde tasarlanmasıyla yol yüzeyinden emilen nem taşınarak bitkiye ulaştırılıyor ve böylelikle bitkinin hayatta kalması sağlanıyor. Mühendislerin hesaplamalarına göre bu mobil yosunun gerçekleştirdiği fotosentezin çok büyük bir etkisi olabilir. Örneğin Paris merkezindeki 2.5 milyon aracın tamamı Oxygene tekerleklerini kullanıyor olsaydı, bu yosunlar 3000 ton oksijen üretecek ve 4000 ton karbon dioksit absorbe edecekti.

Düşünerek Müzik Yapmak

Sizin hiçbir enstrüman çalmanıza gerek kalmadan insanların dinleyebildiği bir melodi besteleyebildiğinizi hayal edin. Beyin-Bilgisayar ara yüzleri bir teknik cihazın insan beynine bağlanmasıyla bunu mümkün kılabiliyor. Sistem şöyle çalışıyor: Acemi besteci beyin dalgalarını ölçen özel bir başlık takıyor. Beyin dalgalarında görünen değişimleri kaydeden bir program bestecinin kendi zihnindeki notaları seçmesine imkân tanıyor. Bu teknoloji daha geliştirilme aşamasında ancak çok büyük bir potansiyele sahip. Gelecekte, bu teknoloji fiziksel engellilerin yalnızca melodileri değil, protezlerini ve bilgisayarlarını da kontrol edebilmelerini sağlamasına zemin hazırlıyor.

Daha Hızlı Öğrenme

Evreni keşfetmek, Mars’ın yüzeyinde yürümek ya da Ay’ı yakından tanımak ve bunu sınıfın konforunda yapmak! Sanal gerçeklik dersleri sayesinde bunu gerçekleştirmek şimdiden bazı okullarda mümkün. Sanal gerçeklik öğrenme açısından pek çok fayda sağlayabilir. Zira araştırmalar gösteriyor ki eğer öğrenme, öğrencinin deneyimleriyle gerçekleşiyorsa akılda kalması daha kolay oluyor. İşte bu yüzden görseller ve seslerle birlikte öğrendiğimiz şeyleri çok daha kolay hatırlayabiliyoruz. Sanal gerçekliğin okuldaki derslerin neredeyse hepsinde öğrenmeyi olumlu yönde etkileme potansiyeli var. Bu derslerin içinde tarih, dil dersleri ve hatta kimya dersleri bile var. Öğrenme sürecini hızlandırmasının yanı sıra sanal gerçeklik okulları bütünüyle gerçek bir deneyimsel yolculuğa dönüştürebilir.

Dünya Çapında İletişim

Uluslararası iletişimin gerçek anlamı: bu icat dünyanın her tarafından insanlarla bir çevirmene ihtiyaç duymadan iletişim kurmamızı sağlamaya hazırlanıyor. Daha tam olarak mükemmel bir duruma gelmiş olmasa da Google Pixel Buds gibi bluetooth kulaklıklar, şimdiden 40 dilde gerçek zamanlı çevirim yapabiliyor. Pek çok start-up şu anda benzer güçlü sistemler üzerinde çalışıyor. Bu teknoloji tam olarak çalışmaya başladığında dünya birbirine daha da yaklaşacağa benziyor.

Mercedes-Benz İnovasyonu

Diğer önde gelen markalar gibi Mercedes-Benz de öncü teknolojileri sürekli olarak araştırıyor ve bu yalnızca otomotiv sektöründeki teknolojileri içermiyor. İş dünyası işlem süreçlerinin çok daha pürüzsüz bir şekilde yürütülmesini vadeden yeni servislerle hızlı bir şekilde dönüşüyor. Ancak bu uygulamaların hepsinin ofis hayatını iyileştirdiği söylenemez. Daimler AG’nin insan kaynakları departmanında dijital transformasyon sorumlusu olarak çalışan Timo Bularczyk, “Çalışanlarımızın ortaya koyduğu kümülatif bilgiye çok bağımlıyız” diyor ve ekliyor: “Önemli olan teknolojinin kendisi değil, bu teknolojinin bize nasıl yardım ettiği sorusu.”

Bularczyk ve ekibinin hedefi dijital bir şirkete evrilirken gerçekleşen kültürel dönüşümü mümkün olduğunca dikkatli bir şekilde idare etmek. Bunun tüketiciye de faydası olacak. Zira çalışanlar yeni çalışma ortamlarının zenginleştiğini gördüklerinde, ulaşım sektöründeki dijitalizasyonu da müşterilere çok daha anlayışlı ve etkili bir şekilde aktarabilecekler. Ne de olsa bütün mesele geleceği birlikte şekillendirmekle ilgili!

2019-09-14T14:32:14+03:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.