Loading...

Müziğe, müzik kültürüne gönül vermiş, hatta bu uğurda korkusuzca kariyer değiştirmiş biri olarak, Türkiye’de günümüz müzik hayatını nasıl değerlendirirsiniz?
30 yıldır müzik hayatını yakından takip eden, bunun önemli bir bölümünde de bu sektörde farklı alanlarda çalışmış biri olarak farklı dönemlere şahitlik ettim diyebilirim. Bu dönemleri özel kılan detaylar olduğu gibi popüler kültür üzerinden belli zaman dilimlerinde tekrarlayan olaylar da mevcut. Bir yanda hiphop/urban ve elektronik müzik gibi dünya ile paralel yükselen akımlar var. Diğer yanda bağımsız sahnede olabildiğince özgün müzik üretimine dayanan ve daha küçük olsa da kemik bir kitleye sahip alt türleri barındıran topluluklar mevcut. Ben özellikle teknoloji ve sosyal medyanın etkisiyle müzikal açıdan çeşitliliğin en fazla olduğu dönemden geçtiğimizi düşünüyorum. Birçok grup, bugün Türkiye’de yaptıkları müziği dünyanın farklı yerlerine taşıyabiliyor. Bununla birlikte gerek müzisyen kimliğiyle gerekse dinleyici olarak kültür sanatın bir parçası olan insanların sayısında gözle görülen bir artış var. Zorlu PSM olarak her yıl güçlendirdiğimiz etkinlik çeşitliliğimize artan ilgi kültür sanat hayatının geleceğine umutla bakmamızı sağlıyor.

Yıllardır müzikle iç içe bir isim ve bir kültür sanat insanı olarak İstanbul’da müzikal anlayışın geçmişten bugüne değerlendirmesini yaptığınızda neler söylersiniz? Dünyaca ünlü starların yer aldığı stadyum konserlerinden Zorlu PSM gibi büyük prodüksiyonlara imza atan kurumlara uzanan bu yolculuk nasıl okunmalı?
Ben tüm bu sürece gerçekçi bakılmasından yanayım. Ülkemizdeki stadyum konserleri yok denecek kadar azaldı. Görülen o ki bir süre daha bu böyle devam edecek. Bu durumun, farklı içeriklerin ve yerelden beslenen projelerin ön plana çıkmasına da imkân vereceği kanısındayım. Buna en iyi örnek olarak bu sene ID İletişim ve BKM iş birliğinde sahneye taşıdığımız Alice müzikalini verebilirim. Daha ilk gösterimini yapmadan 40.000 bilet sattı ki bu Zorlu PSM geçmişindeki tüm Broadway müzikallerinden fazla. Gelecek sezondan satışa açtığımız yeni tarihlerin biletleri bile anında tükeniyor. Bu yoğun ilgi bizi hem mutlu ediyor hem de gelecek dönemki yeni yerli projelerimiz için cesaretlendiriyor.
Zorlu PSM sahneleri güçlü şovların ağırlandığı bir yer olmanın ötesinde, sanatın üretildiği ve desteklendiği bir alan. Sezon boyunca Zorlu PSM’deki tiyatrolara da katılım oldukça yüksek. Bu sene yüzde 90’ın üzerinde bir doluluk oranı yakaladık. Tüm bu eğilimler açıkça gösteriyor ki kültür sanat sahnemizde daha fazla alan açılması gereken pek çok değer var. Önümüzdeki dönemde seyiricimizden de aldığımız dönüşlerle Zorlu PSM olarak kendi prodüksiyonumuz olan işlerin sayısını arttırmayı hedefliyoruz.

Kült müzik gruplarını, parçaları ya da prodüksiyonları düşündüğünüzde, bugünden geleceğe müzikal anlamda neler aktaracağız?
Dijitalleşme ve bu alanda ortaya çıkan tüketim değişikliklerinin izlerini müzik tarafında çok net bir şekilde gözlemlemek mümkün. Özellikle çevrimiçi müzik yayın platformları sahip oldukları milyonlarca kullanıcı ile yeni trendler ve tüketim alışkanları ortaya çıkardı. Bugün biliyoruz ki birçok albüm cuma günü yayımlanıyor ve pazartesi gününe gelindiğinde ise çoktan tüketilmiş, favori şarkıları belirlenmiş oluyor. Yine buna paralel olarak algoritmaların yönlendirmesiyle hiç radarımızda olmayan gruplar, bir anda dinleme listelerimizde yer alabiliyor. Bugünün çevrimiçi müzik yayın platformları, geleceğin arşivi niteliğinde. Dolayısıyla asla kaybolmayan, sadece dönemin trendlerine göre değişim gösteren bir müzikal bir yapı hâkim.

Sizce, özellikle Türkiye’de eğlence hayatının önündeki en büyük zorluk nedir? Bu anlamda sektöre dair doğru yaklaşım nasıl olmalıdır?
Öncelikle kültür sanat sektörüne alt kırılımlarıyla birlikte bakmamız gerekiyor. Yani promoter, mekân, dinleyici, sanatçı, medya, sponsorluk gibi sektörü oluşturan tüm parçaları birlikte değerlendirmek ve bir arada çalışmasını desteklemek gerekiyor. Türkiye’de ilk önce bu algının oturması ve birlikte hareket edilmesi son derece önemli.

Kültür sanat sektörünü hem ülkemiz genelinde hem de Zorlu PSM özelinde değerlendirdiğimde dünya ile entegre olmamızın önünde bir engel görmüyorum. Zorlu PSM’de bir sezonda 1.000’in üzerinde etkinliğe ev sahipliği yaparak 500.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Zorlu PSM, sahip olduğu etkinlik çeşitliliği, farklı sahne formatları ve teknik altyapısı ile sadece Avrupa’da değil, tüm dünyada benzersiz bir yapıyı temsil ediyor.

Zorlu PSM gibi şehrin kalbinin attığı bir kurumda işler nasıl yürüyor? Örneğin programlar, festivaller nasıl hazırlanıyor?
Zorlu PSM, bir kültür sanat fabrikası diyebiliriz. Beşinci yılımızı kutlarken vurguladığımız gibi burası, kalbi sanatla atan, işini aşkla yapanlarla ışıldayan bir yer. Amacımız haftanın her günü tüm sahnelerimizin çeşitlilik gösterecek etkinliklerle dolu olması. Bunun için tutkuyla ve özenli bir planla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Örnek verecek olursak geçtiğimiz günlerde sonlanan üçüncü PSM Caz Festivali’nin gelecek seneki çalışmalarına çoktan başladık bile. Bu durum tüm sezon planlamamız için geçerli diyebilirim.

Önümüzdeki süreçte Zorlu PSM’de neler göreceğiz, ses getirecek projeler var mı?
Zorlu PSM olarak İstanbul’a kazandırdığımız Sónar Istanbul, Mix Festival ve PSM Caz Festivali gibi festivallerimizi, önümüzdeki dönemde kimliklerini güçlendirerek devam ettireceğiz. Öte yandan kendine has atmosferi ve konseptiyle, canlı caz performanslarına ve stand-up gösterilerine ev sahipliği yapan caz klübümüz Touché’nin kısa sürede müdavimleri oluştu. Yeni sezonda çok daha yoğun bir programla hem damaklara hem de kulaklara hitap edeceğiz.

Çok farklı sürprizler hazırlamakla birlikte 19 Eylül’de yapacağımız Nils Frahm konseri için ekipçe çok heyecanlıyız. Şimdiden duyurduğumuz; 18 Haziran’da Fantastic Negrito, 19 Haziran’da Franz Ferdinand, 25 Haziran’da Mark Eliyahu, 5 Temmuz’da Rey&Kjavik, 11 Temmuz’da Glenn Hughes performs Deep Purple Classics, 4 Ağustos’ta Kovacs, 13 Eylül’de Peter Bence, 27 Eylül’de Balthazar, 28 Eylül’de Carl Cox, 15-16 Kasım’da dördüncüsü düzenlenecek olan MIX Festival, 29 Kasım’da Mono, 30 Kasım’da New Model Army gibi pek çok etkinliğe hazırlanıyoruz.

Son olarak, devam eden Zorlu PSM ve Mercedes-Benz iş birliği ile ilgili neler söylersiniz? Bu tip iş birliklerinin şehrin kültür sanat hayatına katkısı nedir?
Mercedes-Benz ile uzun süredir devam eden bir iş birliğimiz var. Bu gibi sponsorlukların kültür sanattaki yeri ve önemi oldukça fazla. Biz de iş birlikçilerimiz sayesinde kapılarımızı kültür sanata sonuna kadar açabiliyoruz. Bugüne kadar Mercedes-Benz ile birlikte pek çok değerli işe imza attık ve ziyaretçilere unutmayacakları anılar kazandırdık. Gelecekte bu değerli birlikteliğin şehrin kültür sanat hayatında çok daha derin izler bırakacağını düşünüyorum.

2019-09-10T16:50:14+03:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.