Loading...

Röportaja başladığımız sırada 20 yaşındaki pilot, Nuremberg, Norisring’teki Mercedes-Benz misafir çadırında, elindeki kaskın üzerine çıkartmalar yapıştırıyor. Onları dikkatlice yerleştirirken, her şeyin doğru olması için resmî şablona bakarak yaptığı işi tekrar kontrol ediyor. İnsanın birden fazla işi olduğunda kafası karışabilir, ama Pascal Wehrlein her şeye hâkim bir şekilde; “Formula 1 kaskımın vizörünün üst kısmında Petronas, DTM kaskımda ise AMG yazıyor” diyor.

94 numaralı kaskın F1 sponsorlarının logolarıyla bezenmesi işlemi az önce tamamlandı. Wehrlein bu sezonu, iki farklı yarış dünyası arasında mekik dokuyarak geçiriyor. Hiç kimse hem DTM hem de Formula 1 yarışlarının kendilerine özel zorluklarını onun kadar iyi bilmiyor. Wehrlein, Touring Otomobilleri Şampiyonası’nda 2013’ten beri yarışıyor. 2014 itibariyle Mercedes AMG Petronas Formula 1 takımının test pilotluğunu yapmaya başlayan Wehrlein’ın görevleri arasına son olarak Force India ekibinin test pilotluğu da eklendi.

İki farklı dünya, tek bir tutku

24 saatten daha kısa bir süre önce Wehrlein tamamen F1’e konsantre olmuş durumdaydı. Hafta sonunu Avusturya Grand Prix’sinin yapıldığı Spielberg pistinde, Nico Rosberg ve Lewis Hamilton’ın yedeği olarak geçirdi. Yarışın ertesi günü F1 aracının direksiyonuna bu kez kendisi geçti ve testler sırasındaki en hızlı tur zamanını elde etti. Sonraki gün bu kez, Mercedes motorları kullanan Force India ekibinin test sürüşlerini gerçekleştirdi. Avusturya’daki testler sırasında Wehrlein toplam 132 tur ile diğer tüm pilotlardan daha fazla tur atmış oldu. Çarşambayı perşembeye bağlayan gece, Nuremberg’deki Norisring pistine gitmek için ailesinin karavanıyla yola çıktı. Her yarış öncesinde olduğu gibi bu yolculukta da kendisine annesi Chantal ve babası Richard eşlik etti.

Wehrlein yarış disiplinleri arasındaki geçişleri hızlı şekilde gerçekleştirmek zorunda. Kaskının üzerinde yer alan detayların değiştirilmesi, onun karşılaştığı zorluklar arasında en kolayı olarak göze çarpıyor. Norisring’de kendisini bekleyen DTM aracının “Sınırları sonuna kadar zorlanmış bir otomobil”, 24 saat önce kullandığı F1 aracının ise “Tam bir teknoloji festivali” olduğunu söylüyor. Hangi aracın direksiyonuna geçerse geçsin sürüşten çok zevk aldığı belli oluyor.

Wehrlein’ın kariyerinde adaptasyon, sürüş keyfi dışındaki neredeyse her konuda önemli bir rol oynuyor. Spielberg pistinde, tekerlekleri gövdesinin dışında bulunan bir yarış otomobilini kullanırken çılgın hızlarla virajlara giriyor, müthiş bir şekilde hızlanıyor, inanılmaz frenleme kuvvetiyle başa çıkıyor ve tüm sürüş deneyimleri içinde en dolaysız olanları yaşıyordu. Kullandığı aracın güç ünitesinde, altı silindirli ve turbo şarjlı bir içten yanmalı motor ile iki elektrik motoru bulunuyor. Yakında bu ünitenin güç çıkışı toplam 1.000 beygire ulaşacak.

Nuremberg’de ise önceki durumun aksine Wehrlein’ın otomobilinin bir tavanı var ve bu araçlarda sürücü aracın sol tarafına oturuyor. Aracı bütün o patinaj ve yalpalamalardan koruyan lastikler, bu kez çamurlukların altında bulunuyor. Doğal aspirasyonlu V8 motor ise 500 beygir güç üretebiliyor. Wehrlein, Spielberg’de aracının direksiyonunda yerleşik 20’den fazla düğmeyi idare etmek zorundaydı. Mühendisin sesi sürekli olarak kulağındaydı, direksiyondaki ekran bakış açısından asla çıkmıyordu. Norisring’de her şey biraz daha basit ve daha geleneksel şekilde gerçekleşiyor. Genç pilot, motor sporlarının küresel çaptaki en yüksek kategorisini bir süreliğinde ardında bırakıp Avrupa’nın en çok seyirci çeken touring otomobili yarışındaki yerini alıyor. DTM, dünyadaki tüm touring yarışları arasında F1 ve Nascar’ın ardından en popüler üçüncü yarış organizasyonu konumunda bulunuyor.

Farklı disiplinler, farklı düğmeler

Wehrlein “Avusturya’da pistin düzlüklerinde Formula 1 otomobilleriyle 320 km/sa hıza çıkıyorduk. Bir DTM aracı ise Norisring düzlüklerinde en fazla 270 km/sa hıza ulaşabiliyor, ancak yine de daha erken fren yapmak gerekiyor” diyor. F1’den DTM’ye her geri dönüşünde, gerçek hızını yakalamak için birkaç tur atması gerekiyor. Öyle ki bu geçiş durumunu “Daha önce birkaç kez, orada olmayan bir düğmeye basmak için hamle yaptığım oldu” sözüyle açıklıyor.

Wehrlein’ın çıkartmalara gösterdiği özen, muntazam kesilmiş siyah saçlara ve Mauritius’lu annesinden aldığı esmer bir tene sahip bu genç adamın işine nasıl yaklaştığına dair ipuçları veriyor. DTM’de yarışmadan önce bile, hızının yanı sıra son derece olgun ve profesyonel kişiliğiyle de ünlüydü. Mücke Motorsport takımında işi öğrendiği sadece bir yılın ardından Mercedes’e bağlı HWA takımına geçti, Lausitzring’de ilk DTM zaferini kazandı ve DTM yarışlarında tüm zamanların en genç kazananı oldu. Sezonu Mercedes’in en yüksek puanlı ikinci sürücüsü olarak tamamladı. Ayrıca sezon boyunca Mercedes AMG Petronas F1 takımının hem test hem de yedek pilotu olarak görev aldı. DTM müsabakalarında kazanmak için yarışıyor; F1 takımında ise yarış aralarında otomobili geliştirme, yeni parçaları deneme ve Brackley’de bulunan fabrikadaki sürüş simülatöründe motorun, şasinin ve elektronik aksamın ayarlarını test etme görevlerini üstleniyor. Yarışların düzenlendiği hafta sonlarında takım toplantılarının hepsine katılarak kendini yarışa hazırlıyor. Gerekirse uçakla fabrikaya gidiyor ve pilotlara saniyenin binde biri kadar zaman kazandıracak farklı ayarları ya da sürüş çizgilerini simülatörde deniyor. Simülatörde yapılan çalışmalar her zamankinden daha önemli bir hale geldi ve simülatör artık DTM’de de önemli bir rol oynuyor. Wehrlein “Sürüş hissi tamamen gerçeğine benziyor.” diyor ve ekliyor; “Bir yarış simülatörünün gelişmiş bir PlayStation olduğunu savunanlar neden bahsettiklerini bilmiyorlar. Simülatörün içinde bulunduğunuzun farkındasınız elbette ancak hızlanma ve frenleme tepkileri dâhil sürüş hissine dair her şey, gerçek bir otomobil sürerken hissettiklerinizle örtüşüyor”.

Norisring, sezonun üçüncü DTM yarışına ev sahipliği yapıyor. Wehrlein için bu, dünyadaki en hızlı yarış aracından inip biraz daha yavaş fakat sürmesi daha zor olan bir otomobile binmek demek. Kendisi de bu durumu “Sürüşümde her seferinde büyük değişiklikler yapmak zorunda kalıyorum. DTM aracından Formula 1 otomobiline geçmek, tersini yapmaktan daha kolay. Daha hızlı olan otomobile daha çabuk alışıyorsunuz.” sözleriyle anlatıyor. İlk başta bunun bir yarış sürücüsün düşünme şekli olduğundan şüphelenebilirsiniz, ancak sonraki sözleri Wehrlein’ın anlatmaya çalıştığı şeyi daha iyi açıklıyor; “F1’de görev aldıktan sonra DTM’ye geçtiğimde, araca fazla yüklenmemek konusunda dikkatli olmak zorunda kalıyorum. Kendimi kontrol altında tutuyorum, otomobili aşırı zorlamamaya ve yapamayacağı şeyleri ondan istememeye özen gösteriyorum.” Araca fazla yüklenmek demek, fazla geç fren yapmak, virajlara fazla agresif girmek, gaza fazla erken basmak anlamına geliyor: “Düzlüklerde bir F1 otomobilinden daha yavaş gittiğinizi fark ediyorsunuz, dolayısıyla da içgüdüsel olarak daha geç frenlemeniz gerektiğini düşünüyorsunuz. Oysa aslında daha erken frenlemelisiniz, hem de çok daha erken.” sözleri sonucunda en iyi ihtimalle tekerleklerinizi yıpratıp yarışı kazanma şansınızı azaltacağınız, en kötü ihtimalde ise kendinizi yol kenarında bulacağınız bir ikilemi anlatıyor.

2018-01-19T13:42:01+03:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.