Loading...

Bilim insanları, şimdiki zaman olarak algıladığımız zaman diliminin üç saniye uzunluğunda olduğunu söylüyor. Bundan önceki her şey hatıra, bundan sonrası ise beklentiler. Sizce bu doğru mu?
Bu heyecan verici bir düşünce. En nihayetinde, saniyeler, saatler, bizim zamanı bölme biçimlerimiz, insanların hayatlarını düzenleyen takvim gibi sosyal bir düzenlemeden başka bir şey değil. Biz bu günlerde IWC’de kendimize şunu soruyoruz: Yakında kaşifler Mars’a inecek. Yıldız zamanını gösteren saatler yapmaya hazırlanmalı mıyız? Ve Mars’taki bir insanın nasıl bir saate ihtiyacı olacak? Astronomi dünyasında bir gün 25 saatten daha uzun sürüyor.

Bir keresinde 19. yüzyıldan 20. yüzyıla geçiş döneminin tarihin en ilginç dönemlerinden biri, bir dönüm noktası olduğunu söylemiştiniz. Şimdilerde de bir o kadar radikal bir dönüm noktasını deneyimliyoruz, sizce de öyle değil mi?
Dijitalleşme ve bunun sonuçları da bir o kadar dramatik, evet. Öte yandan, bugünlerde neler istediğimiz ve neler yaptığımız bağlamında daha ince düşünüyoruz. Almanya’nın, ‘Grunderjahre’ ismiyle bilinen ekonomik patlama yıllarında, geleceğin olumlu olacağına, teknolojik gelişmenin herkesin hayat standartlarını kaçınılmaz olarak yükselteceğine tamamen inanıyorduk. Uzun bir süre boyunca insanlar uçan arabalara ve nükleer enerjinin bir lütuf olduğuna inandı… Tabii ki. 1980’lerden önce bu düşünce çöktü. Kaynaklarımızı dikkatli kullanmak zorunda olduğumuzu anladık. Bugünlerde gelişime karşı olan tavrımız ve duygularımız 100 yıl öncesine oranla çok daha karmaşık.

Bir saniyeden kısa sürelerin bile önemli olduğu bir sektörde çalışıyorsunuz. Niçin pek çoğumuz zamanın parmaklarımızın arasından kayıp gittiğini hissediyoruz? Sonuçta, elimizde bizim için zaman tasarrufu yapması gereken dijital araçlar var.
Bu konuyu sık sık düşünüyorum. Bu kadar uyaranın etkisi altında olduğumda, bir şey geliştirmek için duyduğum heyecana kıyasla, çok fazla tüketiyorum. Eskiden uzak bir ülkeye bir mektup yolladığınızda cevabı birkaç gün beklemeniz gerekirdi. Bu size düşünmek için zaman verirdi. Günümüzde mesajlara birkaç saniye içinde cevap veriyorsunuz ve artık düşünecek zamanınız yok. Her şey anında oluyor. Bu da çoğu zaman boş duracak vaktiniz olmadığı anlamına geliyor, oysa ki boş durmak yaratıcılığın olmazsa olmazıdır.

Günümüzde mekanik bir saat hâlâ neler ifade edebilir?
IWC’de hâlâ klasik erkeklerin hayallerini cezbetsek de pek çok kadın da benzer hayaller kuruyor. Önsezi ve çok özenli bir mühendislik her zaman önemli. İnsanları yaratıcılık ve hassasiyetle karakterize edilen dünyalara taşıyoruz. Sonuçta, destek verdiğimiz Formula 1 sürücülerinin, pilotların, araştırmacıların ve dalgıçların aldıkları kontrollü riskler ve öncü ruhları, fantastik maceraları beraberinde getiriyor.

Bir yanda ustaca bir mühendislik, öbür yanda risk ve romantizm: Bu bir paradoks değil mi?
Mercedes-Benz ve ortağımız Mercedes-AMG gibi köklü geleneği bulunan güçlü markaların harika yanı da bu. Akılcılık ve duygusallık birbirini tamamlıyor. Bu çift kutupluluk, markaların cazibesinin bir parçası. Bizim fikirlerimiz de tam olarak bu uyarandan ortaya çıkıyor.

IWC ve Mercedes-AMG’nin ortak noktaları nelerdir?
Bazı şirketler özel bir ruhla birbirine bağlanır. IWC Schaffhausen, 150 yıl önce ABD’li saatçi Florentine Aristo Jones tarafından kuruldu. Amacı, Amerikan saat endüstrisinin kullandığı modern üretim yöntemleriyle, İsviçreli saatçilerin zanaatçılığını birleştirerek, döneminin en iyi cep saatlerini üretmekti. Mercedes-AMG’nin de güçlü bir teknolojik geleneği var. 1967 yılında Almanya’da, Stuttgart yakınlarındaki Großaspach’ta, Hans Werner Aufrecht ve Erhard Melcher tarafından kurulan şirket, Mercedes-Benz’in performans ve spor otomobil markası olarak dünya çapında bir şöhretin tadını çıkarıyor. Mercedes-AMG’nin araçları ve IWC’nin mekanik saatleri, en yüksek standartta hassas mühendislikle biricik bir tasarımı birleştiriyor. İki marka da, özel bir şey arayan, sezgi sahibi bireylerin zevkine hitap ediyor. IWC 2017’de, ortaklıklarının 10. yıl dönümü vesilesiyle “Mercedes-AMG’nin 50. Yıl Dönümü” isimli Ingenieur Chronograph sürümünü piyasaya çıkardı.

Günümüzde gerçek lüks, boş vakte sahip olmak mı?
Kesinlikle. Her şeyi kovalamak zorunda olmamak bir lüks. Diğer yandan, en yüksek kalitede ürünlerle ilişkilendirilen lüks de hâlâ mevcut. Müşterilerimizin pek çoğu, hayatlarındaki bir dönüm noktasını üstü kapalı bir şekilde kutlamak istiyor. Bana göre bu, gündelik hayatın bir parçası haline gelen düşünceli ve anlamlı bir lüks türü. Saat son derece kişisel bir şeydir; onu taktığım zamanların izlerini taşır. Müşterilerimizle konuştuğumuzda, saatlerinin onlar için ne anlama geldiğini hemen öğreniriz: “Bunu bana babam vermişti”, “Düğünümde bunu takmıştım.” Her zaman kişisel ve duygusal bir hikayesi vardır.

Mekanik saatlerin üretimini düşündüğümüzde, insanın aklına cımbızları ve büyüteciyle bir saatçi geliyor. Mercedes-AMG’yi düşündüğünüzde ise kulaklarınızda güçlü motorların sesini duyuyorsunuz. Bu iki dünya nasıl buluşuyor?
Mercedes-AMG ile IWC’nin ortak yönü, teknoloji geleneğine güçlü bir şekilde odaklanmış olmaları. AMG’nin performans ve spor otomobilleri ile bizim saatlerimizde en önemli şey kusursuz mühendislik ve biricik bir tasarımdır. Ve tabii ki bunlar her zaman tutku ve zevkle birleşir. Ayrıca aynı üretim konseptini paylaşıyoruz. Bir AMG motoru A’dan Z’ye kadar bir teknisyen tarafından bir araya getirilir. Tıpkı uzman bir saatçinin tourbillon gibi karmaşık mekanizmalar üzerinde çalışması gibi… Her iki alanda da pek çok küçük parça büyük bir itina ve sabırla bir araya getirilerek üretilir.

Nesnelerin bir ruhunun olması için mi?
Evet, mekanik bir ruh. Benim için bu elektronik endüstrisi veya dijital ürünlerle aramızdaki en büyük fark. İnsanlar temelde hâlâ şuna güveniyor: Bu ürünü parçalarına ayırarak onu anlayabilirim. Bir akıllı telefona bunu yapamazsınız. Motorların ve saatlerin hareketinin büyüleyici yanı, onların bilgisayar çiplerinden farklı bir şekilde anlaşılabiliyor olmasıdır. Klasik otomobillere, klasik saatlere ya da diğer pek çok klasik üretime karşı artan ilginin sebebi de bu.

Bu analog mekanik aletlere duyulan sevginin insanların özleminden kaynaklandığına mı inanıyorsunuz?
Kesinlikle. Çağımızın gittikçe hızlanıyor olması, insanlığımızın yeniden ortaya çıkmasına neden oluyor. Bunu örneğin vinil plakların materyal doğasında da görüyoruz. Goodwood’daki klasik otomobil festivalinde 100 yaşında olmasına rağmen hâlâ yarışlara katılan otomobiller gördüm. Ellerimi yağa bulayıp, motoru parçalarına ayırarak bu araçları yeniden çalıştırabilirim.

Bu biraz da dijitalleşmenin korkutan yüzü mü?
Tüm dijital arşivimiz 100 yıl sonra yok olabilir. Fotoğraflarımıza, videolarımıza ve hatıralarımıza ne olacak? Bizden sonra gelenler bunları deneyimleyebilecek mi? Dijital dünya hızlandıkça, doğrudan fiziksel temas isteğimiz de artıyor. Dijital hayat tarzının tüm avantajlarına rağmen insanlar hâlâ gerçek bir şeyler istiyor. Silikon Vadisi’ndeki dijital girişimcilerin pek çoğu son derece karmaşık mekanik saatler takıyor. Onları akıllı saatlerle nadiren görüyorsunuz.

2019-02-19T14:23:36+00:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.