Loading...

Alman firması Festo tarafından üretilen BionicAnt (Biyonik Karınca) içinde yaşadığımız devrimler çağının oldukça canlı bir örneği. Bu kadar çok araştırma alanının kesişmesi, geliştirilen yeniliklerin birbirini bu kadar verimli bir şekilde tamamlaması ve küresel ölçekte iş birliği yapan şirketlerin projelerini bu kadar hızlı geliştirmeleri daha önce görülmemiş bir durum. Şahit olduğumuz bu şaşırtıcı şeyler teknolojideki bir çığ etkisinin sonucu. Bu etki mobilite alanını uzun zaman önce ele geçirdi ve ona gelecekteki biçimini veren de bu olacak.

Bu yeni çağın; robot bilimi, sensör teknolojisi, otomasyon, bağlantısallık, 3D baskı ve hafif konstrüksiyon, Kinematik (Devinim Bilimi), uyarlanabilirlik, minyatürleştirme ve birden fazla özelliğin küçük bir parçaya entegre edilmesi gibi kendine has bir dili var. Tüm bunlara algoritmaların gücünü, yapay zekâyı ve kendi kendine öğrenen sistemleri de ekleyin.

Bu durum kafa karıştırıcı olsa da, BionicAnt bu kavramlara somut bir örnek sağlayarak onları anlamamızı kolaylaştırabilecek bir proje. BionicAnt, Almanya’nın Esslingen şehrindeki Festo şirketinin yönetimi altında çalışan bir araştırma ortağı olan Bionic Learning Network (Biyonik Öğrenme Ağı) tarafından geliştirildi. Festo 18.800 çalışanıyla dünyanın önde gelen otomasyon teknolojisi firmalarından biri ve uzun süredir Daimler AG tedarikçisi. Festo, biyonik ekibi için mühendislerin, tasarımcıların, biyologların ve yazılım uzmanlarının “geleceğin konseptlerini” geliştirebilecekleri çok özel bir beyin takımı yarattı. Bu takım milyonlarca yıllık bir modelden, doğadan ilham alıyor.

Festo’nun biyonik karıncası, dünyanın her yerindeki ticaret fuarlarında ve teknoloji şovlarında yeteneklerini gösteren on iki yapay karıncadan biri. Biyonik karıncalar sadece gerçek karıncaların karmaşık anatomisini taklit etmekle kalmıyor, algoritmalar vasıtasıyla karıncaların zihinsel özelliklerini de taklit ediyor. Her karınca, çalışmaya başladığında öncelikle çevresinin bir haritasını çıkarıp diğer karıncalarla iletişime geçiyor. Robotlar kısa sürede kendilerinin ve tüm arkadaşlarının nerede olduklarını “biliyorlar.” Eğer bir objeyi kımıldatmak isterlerse telsiz vasıtasıyla meslektaşlarıyla haberleşiyorlar. Diğer karıncalar da hızla gelip işe girişiyor. Sürü halindeyken daha güçlüler ve bu şekilde birleşerek objeyi sürüklüyorlar. Bunu yaparken uzaktan kumandayla onlara yardım eden kimse olmuyor.

Bu tip yeni teknolojiler hayal gücüne ilham veriyor. Festo’da odalar arasında sıçrayarak gezinen yapay bir kanguru görmek bile mümkün. Geleceğin dijital dünyasına giden pek çok yol var. Her şey hızla ilerliyor ve yeni teknolojilerin birleştikleri noktalar ortaya yepyeni olasılıklar çıkarıyor. Mercedes-Benz 20 yıl önce Silikon Vadisi’nde bir gelişim merkezi açtı. Günümüzde bağlantısallık ve otonom sürüş, paylaşılan hizmetler ve elektromobilite en büyük mobilite trendlerini oluşturuyor. Yapay zekanın hayatımızdaki etkisi ise sürekli artıyor. Mercedes-Benz sadece ileriyi gören konseptleri belirlemek için değil, aynı zamanda onları yaratmak ve geliştirmek amacıyla pek çok farklı alanda çalışma yürütüyor. Nöronal ağ bağlantıları kullanarak çevreyle etkileşime giren sayısız yeni projenin merkezinde otomobil bulunuyor. Örneğin F 015 araştırma aracı devrim niteliğindeki pek çok konsepte öncülük ediyor. Çevresindeki şeyleri tanıyarak onlarla iş birliği yapıyor. Ayrıca sensör teknolojisi, hafif konstrüksiyon ve bağlantısallık konularında yenilikçi yaklaşımlar sunuyor. Daimler AG’deki başka araştırmacılar ağ tabanlı (networked) taşıt filoları ve akıllı otomobil paylaşımı üzerinde çalışıyor.

Festo’daki biyonik mühendisleri bir bukalemunun dilini de taklit ettiler. Bu proje en sonunda ‘FlexShapeGripper’a (Esnek Biçimli Tutucu) dönüştü. Tutucu, elastik bir silikon başlık yardımıyla gerçek bir bukalemun dili gibi yakalayacağı objelere doğru uzuyor. Ekip ahtapot dokunaçlarını da kopyaladı. Esnek yapay ahtapot kolu hava basıncıyla çalışıyor. Objeleri sarıyor ve emici vantuzlarıyla bir vakum yaratarak pürüzsüz yüzeylere yapışabiliyor. Son derece becerikli kavrayıcı kollar yapmak için fil hortumları ve balık yüzgeçleri de model alındı. Bu robotlar domatesleri, elmaları hatta çiğ yumurtaları bile kavrayabiliyor.

Her yeni projede doğadan çok şey öğrendiklerini söyleyen araştırmacılar,
“Bilgi teknolojisiyle biyoloji bir araya gelirse ne olur?” sorusuna yanıt bulmayı amaçlıyor. Nihai amaç: Yeniçağın olasılıklarını belirlemek ve bunlardan faydalanmak…

Robot biliminin geleceğin otomobil dünyasının yaratılmasında sunabileceği en büyük katkı ise üretim sürecinde olacak. Geleceğin robotları insanlarla beraber çalışıp motor becerilerini başarıyla kullanabilirler ve sensörleri sayesinde ne zaman durmaları gerektiğini anlayabilirler.

Gelişim süreci devam ettikçe, akıllı sistemler insanlara daha çok yardım ediyor olacak. Yapay zekânın daha da geliştirilmesi, ağ bağlantılarının daha kapsamlı hale getirilmesi ve veri akışının sürmesi sonucunda bu yeniliklerin çoğu gündelik hayatımızın bir parçası olacak. Sensör teknolojisinin gelişmesi sayesinde otonom sürüş ve bunun sonucunda trafik kazalarının azalması hayaline her gün biraz daha yaklaşıyoruz.

Doğadan aldığımız ilhamın daha ileri bir aşaması da var. Festo’daki araştırmacıların üzerinde çalıştığı bir proje nöron ağlar ve sürü zekâsı ile şekilleniyor. Bir sonraki teknolojik sıçrama olacağı söylenen bu biyonik proje gelecekte bizi nelerin beklediğinin oldukça canlı bir şekilde gösteriyor. Festo şirket merkezinin camlarla kaplı giriş salonunda uçan kelebekler bunun kanıtı. Bu gösteride neredeyse mucizevi bir şeyler var. Bu, geleceğin akıllı mobilitesinin tüy hafifliğinde bir örneğine benziyor. Sadece kanat çırparak hareket eden “eMotionButterly” isimli bu biyonik kelebek sadece 27 gram ağırlığında. Kanatlarının bir hareketiyle aynı anda hem ileri hem de yukarı doğru hareket ediyor. Minimal gövdesi bir 3D yazıcıda basılmış. Karbon çerçevenin üzerine kağıt inceliğinde bir film tabakası gerilmiş. Motorları ve elektronik parçaları o kadar küçük ki, bir metre uzaktan bile zar zor görülüyor.

Biyonik kelebek, havada kalmak için çok az enerjiye gereksinim duyuyor. Ayrıca sürü halinde havadayken çarpışmıyorlar, karmaşık manevraları ustalıkla gerçekleştiriyorlar ve yönlerini ansızın değiştirebiliyorlar. Ve gösteriyi biyonik mühendisinin eline zarifçe konarak sonlandırıyorlar.

2018-06-22T00:21:31+00:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.