Tam Gaz İleri

Daimler, e-mobilite konsepti konusundaki yaratıcı çalışmalarına tam gaz devam ediyor. Şu an üzerinde çalışılan otomobiller, bataryalar ve yeni nesil benzin pompaları gibi alanlara hızlı bir bakış atıyoruz.

ELEKTRİKLİ BİR FİLO

S-Serisi’nden smart’a kadar tüm model ve seriler düşünüldüğünde, Mercedes-Benz kadar geniş bir yelpazede elektrikli otomobil seçeneği sunan başka bir üretici olmadığını söyleyebiliriz. Mercedes, elektrikli otomobil modellerini üç farklı türde üretiyor. İlki, içten yanmalı bir motoru olmayan, tamamen elektrikli otomobiller. 2016 sonbaharında dördüncü nesli piyasaya çıkacak olan iki kişilik şehir otomobili smart fortwo buna iyi bir örnek. Bu sınıfın bir başka örneği, tek seferlik şarjla 200 km kadar yol gidebilen, dört kapılı kompakt bir MPV (Multi Purpose Vehicle /Çok Amaçlı Araç) modeli olan B-Serisi Sports Tourer B 250 e. Prizden şarj edilebilen hibrid modeller, Mercedes-Benz’in sunduğu ikinci elektrikli otomobil çeşidini oluşturuyor. Bu araçlar o kadar büyük bir bataryaya sahip ki günlük seyahatlerinizi sadece elektrik enerjisi kullanarak kolayca yapabiliyorsunuz. Tıpkı, tam elektrikli modeller gibi bataryalarının doğrudan bir kablo kullanılarak şarj edilebilmesi gibi bir avantaja sahipler. Uzun yolculuklarda ise benzinli motor tek başına kullanılabiliyor ve bu özellik bu araçları uzun mesafeler için mükemmel kılıyor. C-Serisi’nden GLE’ye, GLC’den S-Serisi’ne Mercedes yıldızı taşıyan birçok modelin prizden şarj edilebilen hibrid versiyonları da bulunuyor. Üçüncü tip elektrikli otomobiller, benzinli motora yardımcı olarak bir elektrik motoru kullanan ve böylece otomobilin verimliliğini artıran hibrid modellerden oluşturuyor. Mercedes, elektrikli otomobiller içinde bir ek kategori olarak düşünebileceğimiz ve B-Serisi F-Cell’de olduğu gibi bir yakıt hücresiyle çalışan araçlar da üretiyor. Bu sistem hidrojenle çalıştığından ve aracın içerisindeki bir yakıt hücresi hidrojeni elektriğe çevirerek elektrik motoruna ilettiğinden uzun şarj sürelerine gerek kalmıyor. 2010 yılından beri Avrupa ve ABD yollarında 200 kadar B-Sınıfı F-Cell seyahat ediyor. Mercedes-Benz GLC temel alınarak üretilecek, yakıt hücreli bir sonraki neslin 2017 itibariyle yollarda olması planlanıyor.

BATARYA ÜRETİMİ

Elektrikli bir otomobilin bataryasını yapmak; ultrasonik kaynak, maksimum ölçüm çözündürümü ve cıvatalama, helyum sızdırma testi gibi oldukça karmaşık 21 ila 26 üretim aşamasından oluşuyor. Almanya’nın Saksonya eyaletinde küçük bir kasaba olan ve Daimler’in yeşil teknoloji planlarında önemli bir yer tutan Kamenz’de ise bu süreç sadece 24 dakika sürüyor. Burada, Daimler çatısı altında faaliyet gösteren Deutsche ACCUmotive şirketindeki 230 kadar işçi, Mercedes-Benz ve smart’ın çeşitli elektrikli ve hibrid modelleri için 2012 yılından beri 70 bin batarya üretti. ACCUmotive’in AR-GE birimi, Kamenz’den biraz daha uzakta, Svabya bölgesinde bulunan Nabern şehrinde bulunuyor. Daimler AG’nin geliştirme sahalarının, bu şehre yakın Sindelfingen ve Ulm’da bulunması da batarya teknolojisinin otomobillere paralel bir şekilde geliştirilmesini mümkün kılıyor. ACCUmotive’in CEO’su Frank Blome bu süreci; “Nabern’de lityum-iyon bataryaların geliştirilme sürecine çok erken bir aşamada dâhil olarak başarımızı arttırmış olduk” sözleriyle açıklıyor. Blome’un “Bir bataryanın, otomobil üretim süreçlerine en iyi nasıl entegre edilebileceğine karar veriyoruz” sözleri buradaki uzmanlığa işaret ediyor. Batarya uzmanları performansı en üst düzeye çıkarmak için çalışmalarında üç temel özelliğe odaklanıyor: Güç, şarj süresi ve fiyat. Önümüzdeki beş ila 10 yıl içerisinde, 400 km’nin üzerindeki mesafeler ve 20 dakika gibi hızlı bir şarj süresinin gerçek olacağına ve aynı dönem içerisinde fiyatların yarı yarıya düşeceğine inanıyorlar.

GELECEĞİN BENZİN POMPALARI

Elektrikli otomobillerin büyük kısmı bataryalarını şarj etmek için bir elektrik şebekesine bağlanmak zorunda. Yakıt hücreli araçlarda ise bu işlem tamamen farklı gerçekleşiyor. Yakıt hücreli sistem hidrojenle çalışıyor ve hidrojen, araç içerisinde elektriğe dönüştürülüyor. Bu nedenle araçların yakıt tanklarında hidrojen olması yeterli oluyor. Yakıt hücreli bir araca hidrojen doldurmak üç dakika içerisinde hızlı ve kolayca gerçekleşirken, elektrikle şarj etmek daha uzun sürüyor. Hidrojen tedarik alt yapısı henüz gelişim aşamasında olduğundan, bu sistemin yaygınlaşması için biraz daha zamana ihtiyaç var. Öte yandan elektrikle şarj sistemi gelişimini sürdürüyor. Almanya’da şimdiden neredeyse 5.600 şarj istasyonu bulunuyor. Gelecekte şarj süresinin 20 dakikaya inmesi ve böylece istasyon sayısının da artması bekleniyor. Daimler, her iki yakıt kaynağının dolum işlemini de basitleştirmek için sıkı bir şekilde çalışıyor. Bu amaçla, 2015 sonbaharında Air Liquide, Linde, OMV, Shell ve Total ile işbirliğine giderek, 2023 itibariyle 400 hidrojen dolum istasyonu inşa etmeyi amaçlayan H² Mobility Germany isimli ortak bir girişim oluşturdu. Elektrik yüklemeyi oldukça kolaylaştıracak olan bir başka yenilik olan endüktif şarj sistemi de bu iki sistemle paralele olarak ilerliyor. Daimler kablosuz, temassız bir şarj işlemi gerçekleştirebilmek için araçların altına konulacak bir taban levhası üzerinde çalışıyor ve bu teknolojinin 2018 itibariyle piyasaya çıkması bekleniyor.

BİLGİ SİSTEMLERİ

Elektrik motoruna sahip araç sahiplerinin aklına gelebilecek; “Mevcut şarjımla ne kadar uzağa gidebilirim?” ya da “Aracımı nerede şarj edebilirim?” gibi soruların cevabı artık çok basit. Mercedes-Benz’in hem iOS hem de Android cihazlarda çalışabilen, “Şarj Et&Öde” (Charge&Pay) uygulaması; uygun şarj noktalarını gösteriyor, şarj sürecini kontrol ediyor ve nakit kullanmadan ödeme yapmayı mümkün kılıyor. Mercedes-Benz’in elektrikli otomobillerine standart olarak eklediği “Uzaktan Online” hizmeti ise kullanıcının aracı önceden ısıtmasını ve şarj etme ayarlarını programlamasını mümkün kılıyor. Bu özellik, aynı zamanda rota seçimini de göz önünde bulunduran bir göstergeyle destekleniyor. Örneğin, yokuş yukarı çıkarken düz yolda olduğundan daha fazla elektrik harcanıyor, ama yokuş aşağı inerken bu enerji geri kazanılabiliyor. Söz konusu gösterge, seçilen rotanın topografisindeki bu tür etmenleri öngörüyor. Mercedes, aynı akıllı enerji yönetim prensibini hibrid modellerinde de kullanıyor. Uydu temelli veriler bir yokuşun yaklaşmakta olduğunu gösterdiğinde elektrik motoru, ana motora daha fazla yardım ediyor; inişe geçildiğinde ise enerji tekrar biriktirilebiliyor.

EV KULLANIMI İÇİN ENERJİ

Elektrikli bir otomobilin bataryaları o kadar güçlü ki, bataryaların olası kullanım alanları otomotiv dünyasının çok ötesine geçiyor. Bu nedenle Daimler’in batarya uzmanları, yıllardır diğer uygulama alanları üzerinde araştırmalar yapıyor. Örneğin, sabit akülere çevrilen otomobil bataryaları, şehir elektrik şebekesinde talebin yükseldiği zamanlarda, kapasiteyi artırarak enerji nakil hatlarını stabilize etmekte kullanılabiliyor. Ayrıca evlerde, güneş enerjisi sistemlerine entegre edilerek elektrik depolayabiliyor. Mercedes-Benz’in Elektrik/Elektronik ve E-Sürüş Birimi, Geliştirme Başkanı Harald Kröger bu durumu; “Otomobillerimizde dünyanın en güvenli teknolojisini kullanıyoruz. Bu, sabit kullanımlar için de uygun çözümler oluşturuyor” diye açıklıyor. Aynı durum, emeklilik zamanı gelen bataryalar için de geçerli. Bu bataryalar, otomobillerde 10 yıl olan kullanım süreleri dolduğunda, hâlâ ilk baştaki kapasitelerinin yüzde 80 kadarına sahip oluyorlar. Dolayısıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının depo ünitesi olarak bir on yıl daha kullanılabilirler. Daimler, kısa bir süre önce dünyanın en büyük ikinci el batarya depolama birimini yaratmak için üç farklı şirketle iş birliğine gitti. Elektrikli smart modellerinde kullanılan batarya sistemleri, bu birimde bir araya getirilecek ve toplamda, saatte 13 MW’lik (Megawatt) bir kapasite ortaya çıkaracak. Bu, fosil yakıtları kullanan enerji santrallerindeki enerji dalgalanmalarının üstesinden gelmek için bir çözüm oluşturacak. Dahası, bataryaların bu şekilde yeniden kullanımları elektrikli otomobillerin kullanım süreleri ve maliyetlerini de dengeliyor. Bu çözümler sayesinde elektrikli otomobiller, uzun vadede daha az maliyetli hale geliyor.

2018-01-18T14:22:00+00:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.