Loading...

Evhamlı bir şehir sakini olarak, genelde ofise giderken dikkatleri üzerime çekmemeye çalışırım. Ancak bugün, aklımdan zorum olduğunu düşünen insanların şaşkın ve korku dolu bakışlarının odağına yerleşmekten çekinmedim. Yazın son günlerindeki bu ılık sabahta bir otobüs durağının yanında kırmızı ışıkta durdum, A-Serisi otomobilimin camları sonuna kadar açıktı. Sağ tarafıma hafif bir bakış atıp yüksek sesle “Bugün hangi randevularım var?” diye sordum. Ön ve arka yolcu koltukları boştu. Durakta bekleyen iki kadın çok şaşırdı. Siri’nin hoparlörlerden gelen sesini duymak için tekrar önüme döndüm. “Bugün üç randevunuz var: 11.00’de, 13.00’te ve 17.00’de…” Siri her bir randevumun detaylarını vermeye başlayamadan yeşil ışık yandı.

Sokaktaki insanların, A-Serisi’nde görünmeyen birinin bana eşlik ettiğinden haberleri yok. Akıllı telefonumda gizli olan yardımcım, otomobilin sistemine tamamen entegre olmuş durumda. Direksiyondaki bir düğme aracılığıyla ona tekrar bağlandığımda ilk randevumun patronumla olduğunu, sonra Dr. Foster’la bir telekonferans gerçekleştireceğimi, üçüncü olarak da akşamüstü yapılacak bir seminere katılacağımı söyledi. Günlük programıma istediğim her an bakabilmek bana büyük bir güven veriyor. Daha zamanım olduğuna göre, bu aracın sağladığı muhteşem özgürlüğü keşfedebilir ve onun tadını çıkarabilirim.

Makyajlanmış A-Serisi’nde birden fazla işi aynı anda yapmak çok rahat işleyen bir süreç. Bu araçla birlikte Mercedes-Benz ilk kez bir model serisine, ses kontrollü Siri’ye sahip bir akıllı telefonun fonksiyonlarını araçta bulunan sisteme tamamen entegre etme özelliğini ekledi. Yeni A-Serisi, internetin sanal olasılıklarını otomobil kullanmanın gerçek deneyimiyle birleştiriyor. Aracın yanından geçenler için bu durum bir bilimkurgu sahnesi gibi görünebilir, ancak otomobil, kısa bir alışma süresi sonunda kullanıcısına kendini evinde hissettiren bir dünyanın kapılarını açıyor.

Aracın kilidini açınca, gündüz sürüş farlarının mavi-beyaz ışık şovu beni selamlıyor. Sonra iPhone’umdan CarPlay’i seçiyor ve akıllı telefonumu orta konsoldaki USB portuna bağlıyorum. Kendimi bir anda, bana özel bir iletişim platformunda buluyorum. Tanıdık Apple ikonları konsoldan bağımsız duran, çerçevesiz monitörde beliriyor. Monitörün büyüklüğü nedeniyle yazıları okumak cep telefonumdakileri okumaktan daha kolay oluyor. İsteyenler daha da büyük olan 8 inçlik opsiyonel monitörü aracın donanımına ekletebiliyor.

İstekleriniz benim için emirdir

Otomobil kullanırken ulaşabileceğiniz uygulamalar sınırlanmış durumda: Oyunlar, video programları ve internet tarayıcıları sürücünün dikkatini dağıtmamak adına paket haricinde tutulmuş. Ses kontrolü ya da parmak hareketleriyle kullanılan neredeyse her tür uygulama ise Mercedes’inizin monitörüne kendiliğinden geliyor ya da Siri aracılığıyla çağırılabiliyor. Bu uygulamalar arasında takvim, telefon, mesajlaşma, rota planlama, podcast, Apple Music ve Spotify da bulunuyor. İsteğinizi gerçekleştirmek için tek yapmanız gereken, direksiyon simidinin sağındaki ses kontrol düğmesine basmak. Canım pizza çekiyorsa Siri en yakın İtalyan restoranına nasıl gideceğimi söylüyor ve müşterilerin restorana verdiği puanlar, fiyat-performans oranı gibi bilgileri de ekliyor. Kardeşime SMS göndermek istiyorsam mesajı sözlü olarak dikte ediyorum. Gelen cevabı Siri bana okuyor. Coldplay dinlemek istediğimde ses sistemine bir CD yerleştirmeme ya da uygun bir radyo istasyonu aramama gerek yok.

Tek yapmam gereken “Lütfen Coldplay çal” demek. Harman Kardon üç boyutlu ses sistemi, zamanında iTunes aracılığıyla satın almış olduğumu düşündüğüm “Every Teardrop is a Waterfall” şarkısını çalmaya başlıyor.

Sorunsuz odaklanma

10 dakika sonra, akıllı telefonumu bugüne kadar neden elimle kullandığımı merak eder duruma gelmiştim. Muhtemelen sesle kontrolün belirli bir seviyeye gelmesi zaman aldığı içindi. Bu teknoloji 2011’de piyasada ilk kez boy gösterdiğinde, komut algılama konusunda bugünün A-Serisi’nin çok gerisindeydi. Belki de bir cihazla sesli komut aracılığıyla iletişim kurmak için ideal ortam bir otomobilin içidir. Yolda ya da ofiste bir cihazla konuşmak insanda tuhaf bir his uyandırıyor. Oysa otomobilde sıklıkla yalnız kalıyorsunuz ki ben aracımda yalnızken şarkı bile söylerim! Araçta Siri’ye bir soru sorduğunuzda bunu duyacak kimse olmuyor, tabii bir otobüs durağının önünde, camlarınız açık şekilde durmuyorsanız…

Apple’ın CarPlay standartları işin organizasyon kısmını hallediyor, bu sayede ben de esas konu olan sürüş deneyimine odaklanabiliyorum. Yeni A-Serisi’nin sergilediği tutku ilk bakışta belli oluyor; trend renk elbait yeşili de bunun altını çiziyor. Ön tampon ok şekline, bir önceki modele oranla daha fazla benziyor ve 2011’de otomotiv dünyasını şaşkına çeviren Konsept A-Serisi’nin tasarımını hatırlatıyor. Elmas görünümlü radyatör ızgarası, tamamen yeni arka aydınlatma grubu ve arka çamurluğa entegre edilmiş egzoz uçları, otomobile daha da sportif bir hava katıyor.

Opsiyonel olarak sunulan yüksek performanslı yeni LED farlar da otomobilin ayırt edici özelliklerinden biri olarak göze çarpıyor. Yüksek menzili, gece sürüşlerinde de neredeyse gündüz olduğu kadar iyi görebiliyorsunuz.

Şehir sınırları arkanızda kaldığında A-Serisi gerçek karakterini ortaya koyuyor. A 220 d 4MATIC, aracın gücünü yola aktaran dört tekelekten çekiş sistemi sayesinde fazladan 7 beygir güç elde ediyor. Adaptif amortisör sistemine (opsiyonel) sahip yeni süspansiyon, Dynamic Select düğmesine tek bir dokunuşla “Comfort” ya da “Sport” moduna alınabiliyor. “Comfort” modu derinliği ayarlanabilen tamamen yeni koltuk yastıklarına gömülmem için beni cesaretlendirirken, “Sport” modunda kendimi bir anda spor bir otomobilin içinde buluyorum. Direksiyon çok daha doğrudan tepkiler veriyor ve daha sert hale gelen amortisörler yolun kıvrımlarını gerçek birer deneyime dönüştürüyor.

Kendi kendime “A-Serisi bir otomobili Alpler’de bu ayarlarla kullanmak istiyorum” diyorum. Sonra da yüksek sesle soruyorum: “Nice’te bugün hava nasıl? Fransız Rivierası’nda konaklayacak iyi yerler nerededir?” Görünmez asistanım cevaplıyor: “Nice bugün güneşli ve hava sıcaklığı 25 derece.”
Bu bilgiler ofise gitme isteğimi artırmak konusunda bana pek yardımcı olmasa da bir sonraki yolculuğum için ciddi şekilde düşünmeye başlamamı sağlıyor.

2018-01-18T10:54:24+00:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.