Loading...

Günümüz sanat dünyasında görmeye pek alışık olmadığımız incelik ve naiflik gibi kavramlar, sanatçıların sevenleriyle bağ kurabilmeleri için hayati bir öneme sahip. Popüler kültürün etkisiyle insanlar arasında oluşan mesafe en çok da sanatı, üretimi ve yaratıcılığı olumsuz etkiliyor. Bunun farkında olan az sayıda yaratıcı isim, hayattaki duruşlarını sanatsal üretimleri üzerinden var ediyor. Bu isimlerden biri olan Erdem Yener, müzik ve komedi gibi yaşamı güzelleştiren iki önemli sanatı başarıyla icra ediyor. Beyazperde, sahne ve ekrandan bildiğimiz Erdem Yener’i tanımak ve geniş kitleler tarafından sevilmesinin sırrını öğrenmek istiyoruz. GLC Coupé’nin eşlik edeceği Bir İstanbul Günü davetimizi memnuniyetle karşıladığında ise onu tanıma isteğimiz daha da artıyor. 2016 Kasım’ında çıkardığı “Çıplak” isimli son albümünün ardından sahne çalışmalarını sürdüren Yener ile yoğun programı arasında, serin bir ilkbahar gününde bir araya geliyoruz. Etiler’deki evinin önünde GLC Coupé ile buluştuğumuz Erdem Yener nezaket ve içtenlikle karşılıyor bizi. O an yaşadığımız; birçok başarılı işe imza atmış, sanat dünyasının ünlü bir ismiyle değil de, eski bir arkadaşımızla görüşüyormuşuz hissi keyifli bir gün geçireceğimize işaret ediyor. Erdem Yener GLC Coupé’nin direksiyonuna geçtiğinde, hobi olarak ilgilendiği maket tutkusunun peşinde, Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’ne doğru yola çıkıyoruz.

İstanbul aşkı

Yolculuk sırasında maketlere olan ilgisini sorduğumuz Yener; “Küçükken izlediğim “Beetlejuice” filminde tavan arasında filmin geçtiği kasabanın bir maketi vardı. Onu gördüğümden beri hep öyle bir minyatür şehrim olsun istedim. Maketle uğraşmaya yıllar önce başladım. Yüzlerce evim olduğunda bir maket şehri kurmayı planlıyorum” yanıtını veriyor. Bunu anlatırken çevresine yaydığı enerji ve neşe, onun sevdiği şeyleri içtenlikle paylaşan biri olduğunu gösteriyor. Aynı keyifli ruh halini müzeyi gezerken de sürdüren Yener, çıkışta ikinci durağımızı açıklıyor: GLC Coupé’yle yola koyulduğumuzda Karaköy’e, son dönemin trend kafelerinin bulunduğu Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokağı’na gidiyoruz. Asma yapraklarının arasından sarkan rengârenk ampullerin duvarlardaki graffitilere eşlik ettiği bu şirin sokağa vardığımızda, tam da İstanbul’un kalbindeyken, Erdem Yener’e İstanbul’la ilgili düşüncelerini soruyoruz: “İstanbul bir kez ağırladığı kişide dahi iz bırakan farklı bir şehir. Kendine özgü bir sonsuzluğu var ve bu özgür kıldığı kadar köşeye sıkışmışlık hissi de veriyor insana. İstanbul’un yarattığı durum Stokholm sendromu gibi” sözleri, onun İstanbul’a ne denli bir aşkla bağlı olduğunu gösteriyor. Karaköy’den ayrılıp Erdem Yener’in son albüm çalışmasını gerçekleştirdiği Beyoğlu’ndaki Babajim isimli stüdyoya doğru ilerliyoruz. Bu sırada Yener’in GLC Coupé hakkındaki düşüncelerini de merak ediyoruz. Araç içinde keyifle yol alan Erdem Yener; “Otomobil geri vitesteyken dokunmatik ekranda görülen araç çevresinin kuş bakışı görüntüsü gerçekten etkileyici. Bunun yarattığı rahatlık şaşkınlığa sebep oluyor” sözleriyle gideriyor merakımızı. Bu sohbetin ardından stüdyoya ulaştığımızda ise 360° Kamera Sistemi sayesinde, COMAND Online ekranı üzerinden GLC Coupé’yi rahatlıkla park ediyor.

Müzik Tutkusu

1981 İskenderun doğumlu olan Erdem Yener’in müzikal serüveni 1999 yılına uzanıyor. Ankara’da kurduğu “+4” isimli grunge rock grubuyla müzik hayatına başlayan Yener, 2003 yılında İstanbul’a yerleşiyor. Bu süreçte birçok sanatçının albüm projelerinde söz yazarı, besteci ve aranjör olarak yer alıyor. 2008’de tüm söz, müzik ve düzenlemeleri kendisine ait olan “Kirli” adını verdiği ilk albümünü, 2013’te ise “Rüyalar Kızı” isimli tekli çalışmasını yayınlayan Yener, aynı dönemlerde süren kamera arkası iş hayatını ise reji asistanı olarak başlayıp, cast direktörü olarak sonlandırıyor. 2010 yılında bir markanın reklam yüzü olmasıyla birlikte oyunculuk kariyeri başlayan Erdem Yener, birçok projede yer alsa da asıl tanınırlığı Güldür Güldür Show ile yakalıyor. Yener, uzun bir aradan sonra 2016 Kasım ayında çıkardığı yeni albümüyle müzik serüvenine devam ediyor. Ozan Tügen, Gürkan Bozacı, Tarkan Gözübüyük, Volkan Öktem, Cihan Barış gibi değerli müzisyenlerin katkılarıyla hayata geçen “Çıplak” isimli albüm, bir anlamda Erdem Yener’in kendine aldığı notlardan oluşuyor. Yener albümün hikâyesini; “Yargılanmaktan korkmamak gerektiğini anlatıyor bu albüm. Düz konuşuyor, net anlatıyor. Giyinik olanı herkes soymak ister ama çıplak olana dokunmak cesaret ister” sözleriyle anlatıyor. Yener’in bu felsefi yaklaşımı; “Kalbinden geçeni yapıp, sonuçlarına katlanan biriyim. En doğru yaşama şeklinin bu olduğuna kanaat getirdim. Korkmaktan vazgeçtiğinizde başınıza korkulacak bir şey de gelmiyor. Belki de öyle sanıyorum. Belki de kötüden kurtulmanın yolu onunla savaşmaktan ziyade varlığını reddetmektir. Emin değilim. Sadece memnunum” sözleriyle hayata bakışında da kendini gösteriyor. Bu keyifli günün sonunda Erdem Yener’den bize nezaket, incelik ve derin düşünceler kalıyor. Erdem Yener’de ise “unutulmaz” GLC Coupé deneyimi…

2018-01-18T12:23:03+03:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.