HER ŞEYİN Mekânı Olmak
ARTBIZTECH’in düzenlediği bang. prix yarışmasında öne çıkan genç sanatçılardan Oğuz Emre Bal, mimarlık ve tasarım araştırmalarına yeni bir boyut ekleyerek “İçlek Sanat Projesi”ne odaklanıyor. Bal, çalışmasının merkezine “Her Şeyin Mekânı” olmak tanımını yerleştiriyor.

Bang. prix’e katılmanız ve sonrasında bu proje nasıl şekillendi?
Başvuru süreci öncesinde, yeni nesil mekân imkânlarına odaklanmış mimarlık ve tasarım araştırmalarım vardı. Bu çalışmalara ek olarak mekâna yeni bir boyuttan bakmak istedim. Tasarladığım mimari mekânların felsefesini başka bir boyuta taşıyıp mimari mekânların ötesinde, her şey için mekân kavramını nasıl tasarlayabilirim diye düşünürken “İçlek Sanat Projesi”ni oluşturdum. Sanat bu anlamda gerçekten özgür bir ortam ve mekânı anlamada yeni boyutlar açıyor. Üretim süreci zorluydu ama çok şey öğrendim.

Projeyi biraz anlatır mısınız?
“Her Şeyin Mekânı” kavramı bu projenin genel düşüncesi diyebilirim. Çünkü her zeka bir mekâna ihtiyaç duyar (ki ta kendisidir). Bana göre evrenin en küçük biriminden en büyük birimine kadar gösterdiği bazı ortak ve farklı özellikler olabiliyor. Mekân oluşturmak da böyle bir şey. Proje üç aşamadan oluşuyor ve bu ortak özellikleri aynı eserde farklı mekân deneyimleri ile birleştirmeyi amaçlıyor. Projenin ilk aşaması fiziksel heykellerin üç boyutlu baskılarından oluşuyor. Bu aşamada 26 farklı eser tek tek modellenip 3D baskı yöntemiyle üretildi. Her birinin üretiminin yarım gün sürdüğü düşünülürse, fiziksel modellerin üretimi gece gündüz çalışan bir makineyle toplamda 13-14 gün sürdü diyebilirim.
İkinci aşama AR (Artırılmış Gerçeklik) boyutunun eklenmesiydi. Günümüzde kullandığımız malzemeler ve teknikler bizi bir noktada kısıtlayıp o işe dahil olma biçimimizi engelleyebiliyor. AR bu noktada fiziksel dünyanın imkânlarının üzerine geçmemizi sağlıyor. AR sayesinde opak olan heykellerin içindeki hikâyeleri görebiliyoruz. Bu durum hem fiziksel dünyada deneyimlediğimiz, hem de deneyimleyemediğimiz duvarları kaldırabilen bir yapı sunuyor. Farklı bir boyuta girmemizi sağlıyor.

Projenin üçüncü aşaması olan VR kullanımındaysa, bedensel imkânlarımız yeniden tanımlanabiliyor ve ölçek sınırlamasından kurtuluyoruz. Bu sayede sanat eserini kendi bedenimizle ilişkilendirmiş oluyoruz. Bu durum sanat eserinden edindiğimiz deneyimi zenginleştirerek bizi başka bir dünyaya sokuyor.
Bu üç aşamayı düşündüğümüzde aslında yavaş yavaş eserin içine girmeye başladığımız bir deneyim söz konusu. Örneğin, mimari mekânlarda içine giremezseniz o mekânı kullanamazsınız. Ama bu heykellerin içine girmeden onları deneyimleyebilirsiniz. Bu da bedenin imkânlarının üstüne çıkıp gerçekliği, dolayısıyla mekânı tekrardan farklı bir şekilde deneyimlemenizi sağlıyor. Bu da bir nevi mekânın sınırlarını ortadan kaldırmaya ya da mekânın sınırlarını farklı bir şekilde deneyimlemeye yol açıyor.

Bu çalışmanın sorgulayıcı bir yönü olduğunu söyleyebilir miyiz?
Evet, mekânlar aslında bizim evrimimizi ve canlılığımızı devam ettiren şeyler. Kendileri de evrimleşen yapılar. Bu çalışma ile, aslında mimari mekân kavramı dışına çıkarak onu daha büyük ölçekte ele aldım. Eğer bir mekân dışarıdan içeriye ya da içeriden dışarıya harekete izin veriyorsa devamlı evrimleşmeye açık bir yapı özelliği sergiliyor. Projede de 26 heykelin hepsi farklı bir deneyim ve evrimi temsil ediyor. Bu yüzden hepsinin üzerine 26 tane farklı yıl-dız sistemi koydum.

Proje, İTÜ Çekirdek’e kabul edildi, bu konuda neler söylersiniz?
“İçlek Sanat Projesi” bir sanattasarıminovasyon projesi olduğu için İTÜ Çekirdek’te yer alması önemli bir fırsattı. Orada bu projeyi geliştirmeyi sanatın inovasyonla buluşması açısından çok istiyordum. Sanırım onlar için de böyle bir sanattasarım projesinin kabulu ilk olabilir. Daha çok mühendislik projelerine destek veren kuruluş, ilk defa bir sanattasarım projesine girişimci desteği verdi. Bu süreçte projenin, İTÜ Çekirdek’in sağladığı mentor ve altyapı desteği ile daha çok gelişeceğine ve daha çok kişiye ulaşacağına inanıyorum.

2018-01-19T13:43:54+03:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.