Loading...

Tarihin bir sonraki keşfe kadar yeniden yazılmasını sağlayacak bir buluntu olan Göbeklitepe, tüm dünyada yankı uyandırıyor. Şanlıurfa’nın 18 kilometre kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında bulunan ve insanlığın en eski gizemleri İngiltere’deki Stonehenge’den 7.000, Mısır piramitlerinden 7.500 yıl ve en eski tapınaklar olarak adı geçen Malta megalitik tapınaklarından 6.000 yıl daha eski olan Göbeklitepe, 1995 yılından bu yana yürütülen kazı çalışmalarının ışığında okunacak yepyeni bir hikâye olarak arkeologların karşısında duruyor.

2011 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan ve 2017 yılı itibariyle de asıl listeye girmesi için çalışmalar yürütülen Göbeklitepe’nin öyküsü 1963 yılında başlıyor. Göbeklitepe, bu yıllarda İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi’nin yürüttüğü bir çalışmada keşfediliyor, ancak üzerinde durulmuyor. 1980 yılında ABD’li arkeolog Peter Benedict’in yazdığı bir makalede de buradan söz ediliyor, fakat yine önemi anlaşılamıyor. 1983 yılında tarlasını süren Mahmut Kılıç, tarlada bulduğu oymalı taşı müzeye götürüyor, fakat bu kez de eser sıradan bir arkeolojik buluntu olarak Urfa Müzesi’nde sergilenmeye başlıyor. 1995 yılına gelindiğinde ise Gö-beklitepe’de Alman arkeolog Prof. Klaus Schmidt danışmanlığında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün girişimleri ile başlatılan kazılar sırasında bir tepe üzerine inşa edilmiş çok sayıda yuvarlak, oval ve spiral biçimli yapı keşfediliyor.

TAŞ DEVRİ TAPINAKLARI

Bugüne kadar yapılan kazılarda ve yüzey araştırmalarında toplamda 20 adet olduğu belirlenen bu yapıların, henüz yalnızca altı tanesinin gün yüzüne çıkarılması keşfin büyüklüğünü de ortaya koyuyor. 2014 yılında yaşamını yitiren kazı başkanı Prof. Schmidt’e göre, buluntular arasında yaşam kanıtlarına rastlanmaması buranın tören için yapıldığını gösteriyor ve Schmidt bu konudaki tezini “Kısacası burası taş devri tapınaklarından oluşuyor” sözleriyle özetliyor.

 

“T” INSANLAR

Göbeklitepe’de bulunan yapıların boyutları da şaşkınlık uyandırıyor. Yapıların ortak özelliğini, merkezlerinde T biçiminde iki büyük sütunun bulunması ve yine daha küçük T şeklindeki sütunlarla etraflarının çevrilmesi oluşturuyor. Yüz yüze bakar şekilde duran 3 ila 6 metre boyların daki bu sütunların her birinin ağırlığının 40 ila 60 ton arasında olduğu tahmin ediliyor. Arkeologlar, ortada bulunan ve üzerlerinde kollar, eller ve giysi şeklinde kabartmalar bulunan bu T biçimli dikilitaşların stilize edilmiş insan tasvirleri olduğunu düşünüyor. İlkel el aletlerinden başka bir aletin olmadığı kabul edilen bir dönemde, bu büyüklükteki sütunların nasıl taşındığı ve dikildiği ise yanıt bekleyen sorular arasında yer alıyor.

Göbeklitepe’de ortaya çıkartılan başka ilginç buluntular arasında ise hayvan ve kafası olmayan insan kabartmaları yer alıyor. Kurt kafası, yaban domuzu, turna, boğa, yaban ördeği, leylek, tilki, yılan, akrep, yabani koyun, aslan ve örümceklerin tasvir edildiği bu kabartmaların çakmaktaşından yapılmış aletlerle şekillendirildiği tahmin ediliyor.

 

SIVI İLE YAPILAN TÖRENLER

Göbeklitepe’deki en dikkat çekici bulgulardan birini de, tapınaklardaki 150 litreden fazla sıvı alabilecek dibek tarzı yapılar oluşturuyor. Arkeologlar, bu dibeklerin, ne olduğu henüz bilinmeyen bir sıvının tapınaklarda yapılan törenlerin bir parçası olduğunu düşündürdüğünü belirtiyor.
Göbeklitepe’nin bu denli korunmuş bir şekilde günümüze kalması da arkeologları şaşırtan bir diğer konu. Yapılış yılından yaklaşık bin yıl sonra tamamıyla gömüldüğü tahmin edilen Göbeklitepe’nin neden ve nasıl gömüldüğü de yanıt bekleyen bir başka soru olarak gizemler listesinde yerini alıyor.

ÖNCE TARIM MI BAŞLADI, TÖREN Mİ?
Göbeklitepe’nin keşfi, tarihin akışını değiştirecek derecede önemli bir önermeyi de tartışmaya açıyor: Tarımın keşfi ile insanların yerleşik hayata geçtiği ve uygarlığın geliştiği fikrini alt üst ediyor. Prof. Schmidt, avcı ve toplayıcı toplulukların Göbeklitepe gibi merkezlerde sürekli olarak bir araya gelmelerinin sonucunda yerleşik hayata geçildiğini öne sürüyor. Önemli bir kültür bitkisi olan ve yüzlerce genetik varyasyonu bulunan buğdayın atasının da ilk olarak Göbeklitepe eteklerinde yetiştirildiği düşünülüyor.

Bugün tüm dünyaya tanıtılan Göbeklitepe, önemli bir keşif olmasının yanı sıra büyük bir gizem olarak araştırılmaya devam ediyor.

2018-01-19T13:50:29+03:00

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.

This Is A Custom Widget

This Sliding Bar can be switched on or off in theme options, and can take any widget you throw at it or even fill it with your custom HTML Code. Its perfect for grabbing the attention of your viewers. Choose between 1, 2, 3 or 4 columns, set the background color, widget divider color, activate transparency, a top border or fully disable it on desktop and mobile.